20. Yüzyılı Kana Bulayan Liderler

Geride bıraktığımız 20. yüzyıl, belaların, acıların, katliamların, sefaletin, büyük yıkımlar getiren savaş ve atışmaların yüzyılıydı. Milyonlarca insan bir hiç uğruna, sapkın ideolojilere hizmet adına öldürüldü, katledildi, açlığa ve ölüme terk edildi, bakımsız, evsiz barksız, korumasız bırakıldı. Tüm bu acıların ve belaların altında ise hemen her zaman despotların ve diktatörlerin imzası oldu: Stalin, Lenin, Trotsky, Mao, Hitler, Mussolini, Franco Saddam… Bu isimler, sırf başka bir fikri savunuyor diye bir insanın yüzüne silah doğrultup, gözlerinin içine bakarak öldürebildiler, başını ayakları ile ezebilecek kadar acımasızlaşabildiler. Kadın, çocuk, yaşlı demeden insanları evlerinden, yurtlarından sürdüler…

İnsanlığa karanlık günler yaşatan ideolojilerin başında faşizm ve komünizm gelir. Bu ideolojilerin hepsi tek bir fikri kaynaktan beslenmekte ve o kaynak sayesinde kitleleri ikna ederek kendi saflarına çekebilmektedirler.

İşte biz de bu liderlerden bir kaçını incelemek istedik; Bunların iç yüzünü ve insanlığa verdikleri acı ve zulümleri ortaya koymak istedik.

İşte Bu Diktatör Liderler:

STALİN:

 

n  Komünizmin dehşet verici idealleri uğruna katliamlar yapan bir diktatör liderdir.

n  Rusya’nın yönetimini 30 yıl elinde bulundurmuştur.

 

Lenin’in 1924’de ölümünün ardından, başına dünyanın en kanlı diktatörü sayılan Stalin geçti. Stalin 30 yıl süren iktidarı boyunca, adeta komünizmin ne denli acımasız bir sistem olduğunu ispatlamaya çalışacaktı. Stalin’in ilk önemli icraatı, Rusya nüfusunun yüzde 80’ini oluşturan köylülerin tarlalarına devlet adına el koymak oldu. “Kollektivizasyon” adı verilen ve özel mülkiyeti yok etmeye yönelik bu politika gereği, Rus köylülerinin bütün mahsulü silahlı görevliler tarafından toplandı. Bunun sonucunda, korkunç bir açlık baş gösterdi. Yiyecek hiçbir şey bulamayan milyonlarca kadın, çocuk ve yaşlı açlıktan kıvranarak yaşamını yitirdi. Sadece Kafkasya’daki ölü sayısı 1 milyondu. Stalin, bu politikasına direnmeye çalışan yüz binlerce insanın katledilmesine, açlıktan ve sefaletten ölmesine, milyonlarcasının evsiz ve işsiz kalmasına neden olan, tarihin en eli kanlı isimlerinden Stalin.

        Tutsakların çok ağır şartlarda ölesiye çalıştırıldıkları bu kamplar, bu insanların çoğuna mezar oldu. Öte yandan on binlerce insan, Stalin’in gizli polisi tarafından idam edildi. Aralarında Kırım ve Türkistan Türklerinin de bulunduğu milyonlar, Rusya’nın uzak köşelerine zorla göç ettirildi. Stalin, tüm bu kanlı politikaları sonucunda yaklaşık 20 milyon insanı katletti.            Tarihçilerin bildirdiğine göre, bu vahşetten özel bir zevk duyuyordu. Kremlin’deki çalışma masasına oturup, toplama kamplarında öldürülen

ya da idam edilen insanların sayılarını içeren listeleri incelemekten büyük keyif alıyordu. Stalin’i bu denli acımasız bir katil haline getiren etken, kişisel psikolojik durumunun yanı sıra, inandığı materyalist felsefeydi.

 

ADOLF HİTLER:

 

n  Hitler; Almanya’nın faşist diktatör lideridir.

n  Alman ırkından olmayan tüm insanlığa faşist idarenin dehşetini yaşatmıştır.

n  Stalin’i neredeyse 2 e katlayan diktatörlüğü vardır.

 

 

20 Nisan 1889 yılında Branau kasabasında doğdu. İlk Akıl hastalarının, sakatların ve özürlülerin insanlığın gelişimini engellediklerini Söyleyerek öldürülmelerini emretti.

Hitler 20. yüzyıl belalarına damgasını vuran faşist liderlerden biridir. Hitler; kendi ırkından olmayanlara karşı büyük bir kin besliyordu.

Üstünlük ırk saplantısı: Hitler’in emriyle, Nazi subayları insanların kafataslarını, burunlarını, alınlarını, ölçerek üstün ırkı aradılar.

Milyonlarca masum insan, Hitler’in Darwinizm’i uygulaması uğruna katledildi, yıllarca acı, korku ve dehşet içinde yaşatıldı.

Hitler’in Avusturya Katliamı:

 

n  2.700 kişiyi astırdı.

n  417 Avusturyalı Morzingpl. Gestapo Hapishanesi’nde öldürttü.

n  30.000 kişi siyasi davalardan dolayı tutuklattırdı.

n  9.270 Avusturyalı Avusturya’nın diğer bölgelerinde öldürttü.

n  16.493 Avusturyalıyı toplama kamplarında öldürttü.

n  12.622 Viyanalı bombardımanlar sonucu hayatını kaybetti.

n  112.976 kadın savaşta kocasını kaybetti.

n  136.721 çocuk savaşta babasını kaybetti.

n  4500 çocuk savaşta hem annesini hem de babasını yitirdi

 

 

SADDAM HÜSEYİN

 

1970’lerin ortalarından itibaren gücünü göstermeye başlayan Saddam Hüseyin, 1979’da yaptığı bir iç darbeyle yönetimi ele geçirdi. Bahanesi, Cumhurbaşkanı Ahmet Hasan Bekir’in hastalığıydı. Bekir’in yandaşlarının tamamını idam eden Saddam, artık Irak’ın yeni devlet başkanı oldu.

 

Halepçe Katliamı (16 Mart 1988):Irak’ın İran ile olan sınırında bulunan Halepçe Kürt köyünün İran-Irak Savaşı’nın sekizinci yılında savaşın ön saflarında olmak gibi bir şanssızlığı vardı.

 

Halepçe hakkında pek çok yazısı olan gazeteci Jeffrey Goldberg kendisi ile yapılan bir radyo mülakatında şunları söylemiştir:

“Burada şeytani derece akıllı olan bir şeyi anlamak gerek. Iraklılar gazın havadan daha ağır olduğunu biliyorlar ve de gazın yeraltındaki depo ve bodrumlara etkili bir şekilde sızacağını da biliyorlar ve köyü saatlerce topçu ateşine tutuyorlar. Yani, topçu saldırısına tutulan insanların her zaman nasıl davrandıklarını, yani bodrumlara kaçtığını biliyorlar. İnsanlar bodrumlarında mahsur kalmışlardı ve ardından Iraklılar kimyasal madde saldırısına başladılar ve buralarını gerçekten birer gaz odasına çevirdiler.” Saddam’ın Kuveyt’e Saldırısı(2 Ağustos 1991): İran’la giriştiği savaş dolayısıyla ciddi ekonomik krize sürüklenen Irak bunları telafi etmek maksadıyla, 2 Ağustos 1990’da güney komşusu Kuveyt’i işgal etti. Bu hareketiyle dünya kamuoyunun tepkisini çeken Saddam, Amerika’nın öncülüğündeki “Çöl Fırtınası” harekâtıyla yüz yüze kaldı. 14 Ocak 1991’de Irak, büyük silah ve insan kaybıyla Kuveyt’ten çekilmek zorunda kaldı. Ancak Batı’nın başta gıda olmak üzere hemen her alanda ambargo uygulamaya başlamasıyla birlikte, zaten zor durumda bulunan Irak halkı ve tabii ki Türkmenler sefalete sürüklendiler.

Tazehurmatu Katliamı (18 Mart 1991 ):Türklerin önemli bir yerleşim birimi olan Tazehurmatu ilçesine ulaştıktan sonra, tarihte eşine az rastlanır katliamlardan biri daha gerçekleşti. Saddam’ın askerleri, suçsuz onlarca Türk’ü kurşuna dizdiler; eski Türk eserlerini tahrip ettiler. İlçe, önce helikopterle tarandı, ardından da top ateşi başladı.

 

VLADİMİR İLİÇ LENİN

 

n  Bolşevik isyanı (1917) ile iktidara geçen bu diktatör Stalin dönemine kadar Rusya’yı yönetti.

22 Nisan 1870’te Simbirsk kentinde doğdu. Liseyi bitirerek Kazan Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi ve üç ay sonra devrimci öğrenci hareketi içinde yer aldığı için üniversiteden atıldı. 1891’de St.Petersburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni Dışarıdan bitirdi.İşçi Sınıfının Kurtuluşu İçin Mücadele Birliği adlı gizli bir örgüt kurdu.Aynı yıl sonunda tutuklandı, on dört ay hücrede kaldıktan sonra Sibirya’ya sürgüne gönderildi.

 

n  1900’de serbest bırakıldıktan birkaç ay sonra yurtdışına kaçtı ve İsviçre’ye yerleşti.

n  1905 devriminin yenilgiye uğramasından sonra Aralık 1907’de yeniden Avrupa’daki sürgün yaşamına döndü.

n  Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasından sonra kendi hükümetlerine destek olma politikasının sosyal-şoven bir politika olduğunu ileri sürerek, emperyalist savaşı iç savaşa döndürme çağrısında bulundu.

n  Devrimi’nden sonra Petrograd’a döndü. Baskı ve yasaklama girişimlerinden dolayı Finlandiya’ya kaçmak zorunda kaldı.

n  1917 Ekim’inde gizlice Petrograd’a döndü. 7 Kasım 1917’de Lenin’in önderliğinde Bolşevikler iktidarı ele geçirdi. 8 Kasım 1917’de Halk Komiserleri Kurulu başkanlığına seçildi.

Lenin’in Ölümü: Ateist ve materyalist bir dünya görüşü ile iktidarın gücüne güvenerek firavunlaşan Lenin çığlık ata ata 24 Ocak 1924’te öldü. Öldüğünde suratı korkunç bir hal almıştı. Onun bu halinin bilinmesini istemeyen Stalin doktorlara emir vererek estetik cerrahi tekniği ile yüzü normal hale getirilmiştir.

 

BENİTTO MUSSOLİNİ

 

n  Faşist diktatör liderlerdendir. Acımasızlığı ile ülkesini yönetmiştir.

n  II. Dünya savaşındaki liderlerdendir.

n  İtalya’yı emperyalist temeller üzerine oturtmak istemiş, faşizmi uygulamıştır.

 

İnsanlığa sevgisizliği, acımasızlığı, zalimliği, egoizmi öğreten Darwinizm’in önde gelen taraftarlarının arasında Faşist Benito Mussolini de vardır.

 

n  Irkçılığını, saldırganlığını ve savaşçılığını Darwinizm’e dayandıran Mussolini, 20. yüzyıla acı, zulüm ve sefalet getiren, korku ve dehşet kaynağı bir diktatördü.

n  Şiddetin tarihte itici bir güç olduğuna ve savaşın devrim getireceğine inanan Mussolini, katı ve acımasızdı.

n  Mussolinin değişmez inançlarından biri zorbalıktır. Şiddete başvurmak sahip olduğu esas içgüdüdür. Kara gömlekliler adını verdiği askeri birlikler oluşturarak birçok insanın katlettirmiştir.

 

Acımasızlığı ve zalimliği ile tarihe geçen Mussolini bir sözünde:

“Faşizm özgürlük değil, zalimin hâkimiyetidir. Milletin güvencesi değil özel çıkarların savunmasıdır. Bunu herkes bilir.” der.

1911 yılında İtalya’nın Libya’yı işgal etmesiyle birlikte 1.5 milyon müslümanın ölmesine ve yüz binlerce insanının yaralanmasına sebep olmuştur.

 

n  İlkokul çağlarındaki çocuklara kadar tüm toplumu, “Mussolini daima haklıdır” sloganları ile yönlendiriyordu.

n  İtalya halkını “inan, itaat et ve savaş” emrine uymaya zorlanıyorlardı.

n  Çocuklar dört yaşından itibaren faşist olarak yetiştirilmeye başlanıyor, daha 8 yaşında üniforma ve silahlarla resmi geçitlere katılıyorlardı.

 

FRANCO

Hitler ve Mussolini ile ittifak kuran o devrin çağdaşı İspanyada Diktatörlüğünü ilan eden faşist liderdir. Franco, gücün zulüm ve şiddette olduğuna inanan zalim bir faşistti. Hitler ve Mussolini ile karanlık bir ittifak kuran Franco İspanya’ya büyük bir zulüm ve acı getirdi.

 

“FRANCO HİTLER’E YENİ SİLAHLARINI DENEMESİ İÇİN BİR KASABA DOLUSU İNSANI HEDİYE ETTİ…”

 

5 Mayıs 1937 sabah, küçük Guernica kasabasının halk, 51 Darwin ve Faşizmin korkunç ittifakı Nazi teknolojisinin yeni harikalarıyla, dev bombardıman uçakları ve tonlarca bombanın getirdiği ölümle uyandı.

Küçük kasaba, Nazi uçaklarının deneyine Franco tarafından terk edildi. Bu olay, insanları denek hayvani gibi gören bu sapkın anlayışın ürünlerinden sadece biridir. Binlerce insani, sadece silahlarının gücünü denemek için ölüme terk eden, binlercesinin sakatlanmasına, yaralanmasına, dayanılmaz acılar çekmelerine sebep olan bu anlayış günümüzde de farklı şekillerde devam etmektedir. İnsanların bir hayvan türü olduğunu ve savaşın ilerlemenin en etkin yöntemi olduğu iddia eden Darwinist felsefe ayakta tutulduğu sürece bu ve benzeri zulümler de devam edecektir.

 

Franco neler yaptı?

 

n  Çocuk, yaşlı, kadın demeksizin katliam yaptı…

n  Madrid’de günde 250 kişi, Barselona’da 150, Seville’de 80 kişi öldürdü…

n  Bir yandan da Franco’nun müttefiki faşist Alman uçakları İspanyol kadın ve çocuklara ateş açarak onları acımaksızın katletti…

n  Franco’nun emir verdiği idamlarla 200 bin kişi öldürüldü…

n  İdamlardan bazıları, insanların kafalarına çivi çakılarak gerçekleştirildi…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close
Join me:

Inline
Inline